Kadın Olmak

Bir kadın olarak özünüzde barındırdığınız gücünüzün ve hünerlerinizin farkında mısınız?

Rahatlamanın yollarını ararken 1999 yılında yogayla birlikte kendi içime bir yolculuğa çıktım. Çeşitli yoga türlerini deneyimledikten sonra Kundalini Yoga ile tanıştım.

“Kendimi keşfetmek istiyorum” diye başlayan yolculuğumda en büyük keşiflerimden birisi kadınlığım oldu.

Bir kadın olarak bir çok kimliğim vardı. Anne, eş, evlat, kardeş, iş kadını … Kadın olarak dünyaya gelmiştim ancak kadın olmanın ne olduğunu 40’ımdan sonra deneyimleyip öğrenenlerdenim.

Peki kadın kimdir? Bu soruyu hiç kendinize sordunuz mu?

Kadın sadece bir insan değildir. Kadın “kadındır”. Ona doğuştan verilmiş en yüksek özelliklere ve hünerlere sahiptir. Sadece bunların farkına varması gerekmektedir.

Peki nedir bunlar?

- Kadının doğası zarif ve hassastır.
- Kadının temel enerjisi her zaman hareketli ve değişkendir. Dalgalı bir enerjiye sahiptir. Mesela bir anda enerjisi çok yüksekken, bir anda düşebilir ve keyifsiz olabilir.
- Akışta olan enerjisi bir ritim oluşturur.
- Varlığı şifa da verebilir, mahvedebilir de.
- Kadın eğer kendi ritmini kaybetmiş, akıştaki enerjisi kesilmişse fiziksel, zihinsel ve duygusal problemler yaşar.
- Enerjisi spiral daireler yaparak hareket eder.
- Kadın bir mıknatıs gibi çeker. Tabii neyi çektiği çok önemlidir. Eğer kendisini bir insan ve erkek gibi görürse o zaman mıknatıs etkisi yaratamaz ve daha fazla çabaya ihtiyaç duyar.
- Kadının iki doğası vardır: hem kadın, hem de annedir. Biyolojik anne olmasa da annedir.
- Doğa, toprak anayla bağlantısı çok kuvvetlidir.
- Bir kadının vücut ve enerji alanı yaratma kaynağıdır. Çocuk dünyaya getirir ve onu sütüyle besler.
- Koruma, bakma, besleme içgüdülerine sahiptir.
- Göğüs bölgesinde, iki meme ucu arasında özel bir kavisse, enerji alanına sahiptir. Sevgiyi güçlü bir şekilde tutabilir ve hissedebilir. Duygusal travma ve kendini sevme eksikliğinde bu enerji alanı parçalanır.

İşte eğer kadın kendi özünde barındırdığı gücünün ve hünerlerinin farkına varırsa, kendi kimliğini dışarıda değil içeride ararsa o zaman özüyle buluşur.

Kadının mutluluğu ve kendisini sevmesi ancak kadın
olarak kutsal kimliğini bulduğunda başlar.

Kaynak: The Gift of Womanhood by Guru Rattana, PhD

353 kez okundu

NEFESİN GÜCÜ

Size bu yazımda nefesle ilgili çok basit bir yöntem öğretmek istiyorum. Özellikle şu sıralar sağlıklı bir şekilde nefes alıp vermeye çok ihtiyacımız var.

 

Önce nefesinizi duyabileceğiniz bir yere oturun. Gözlerinizi kapatın. Burnunuzdan şu andaki ritminizle nefes alıp verin. Sadece ve sadece nefesinize konsantre olun.

 

Şimdi nefesinizi daha yakından tanımanız için bir alıştırma yapmanızı istiyorum. Bir dakika içinde burnunuzdan kaç defa nefes alıp verdiğinizi sayın. Nefesinizi alıp vereceksiniz ve her seferinde onu bir nefes olarak sayacaksınız.

 

Peki bir dakika içerisinde kaç defa nefes aldınız? Normalde bir dakika içerisinde 20 ile 24 defa nefes alıyoruz. Sinirliysek bu sayı daha fazla olabiliyor. Eğer huzurlu ve sağlıklı bir düşünme şekline sahip olmak istiyorsak bir dakikadaki nefesimiz 8 olmalıdır.

 

Peki bir dakikada 8 nefese nasıl ulaşabiliriz? Sağ elinizin baş parmağıyla sağ burun deliğinizi kapatın. Diğer parmaklarınız anten gibi yukarı doğru baksın. Ve sol burun deliğinizden 26 defa derin ve uzun nefesler alıp verin. Sonra nefesinizi tekrar sayın.

 

Unutmayın bir dakikada 8 nefese ulaşan kişi, bir dakikada 20 ile 24 nefes alan birisinden çok daha sağlıklı, huzurlu, zihinsel olarak farkında ve kuvvetlidir. 

400 kez okundu

SİZ SADECE SİZSİNİZ, BEN SADECE BENİM!

Aynaya baktığınızda kendinize ilk söylediğiniz şey ne oluyor? İlk önce kendinizi eleştiriyor musunuz yoksa kendinizi esasında ne kadar çok beğendiğinizi, sevdiğinizi mi dile getiriyorsunuz?

Sonra dışarı çıkıyorsunuz. Karşılaştığınız insanlardan kendinizle ilgili olumlu olumsuz bir sürü yorum duymaya başlıyorsunuz. Bazısı hoşunuza gidiyor, bazısı değil.

Hoşunuza gidenleri o anda duymak hoşunuza gitsede, bir kaç saat sonra tekrar aynaya baktığınızda unutuyorsunuz. Neden mi? Çünkü sabah aynaya baktığınızda kendinize yönelttiğiniz eleştiri hala duruyor yerinde.

Peki bir insan kendisiyle barışabilir mi? İyisiyle kötüsüyle kendisini olduğu gibi sevebilir mi?

Küçük çocuklara baktığımızda çocukların kendilerini ne kadar çok sevdiklerini gözlemleriz. Onlar için en önemli varlık kendileridir. Ancak büyüdükçe etraflarından duydukları sayesinde esasında kusursuz olmadıklarını öğrenirler. En sert eleştiriler, yorumlarla karşılaşırlar. O kendini beğenen çocuk kendisini beğenmemeye başlar.

Hatta güzel olabilmek adına etrafında gördüğü, medyanın ön plana sürdüğü ürünleri kullanmaya başlar. Ve esasında bu süreçte kendisinden uzaklaşır. Kalıplara girer çıkar. Zihninde sürekli belirli imajlar vardır.

Ya hayatı boyunca bu şekilde yaşar veya bir gün farkındalık kapısını ansızın çalar. Kendi özüyle bütünleştiği gün kendisiyle kucaklaşır. Bu kucaklaşma çok derin, dürüst ve sarsıcı olur.

İşte bu kucaklaşma sonucunda aynaya her baktığında kendisine şunları hatırlatır:

Ben özelim.
Beni ben yapan bir sürü özelliğim var.
Beni benim haricimde hiç kimse benden daha iyi tanıyamaz.

O halde şöyle derin bir nefes al…

Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Kendime saygı duyuyorum.
Kendimi seviyorum.

Ve işte her gün aynanın karşısında kendinize kim olduğunuzu hep hatırlatın.

Siz sadece sizsiniz!
Ben sadece benim!

305 kez okundu

Yayınızı Germeye Başladığınız Ay “ARALIK”

Aralık ayı benim en sevdiğim ay. Benim için bol kutlamalı bir ay diyebilirim. Benim yaşgünüm, eşimin yaşgünü, yılbaşı derken bir de bakarım sene bitmiş.

Astrolojiye inanır mısınız bilmiyorum ama ben Yay kadınıyım ve enerjisine bayılıyorumJ Yay’ı Jupiter gezegeni yani güneş sisteminin en büyük gezegeni yönetir.

Yayın ilgi alanı yüksek öğrenim, dünyayı gezmek, maneviyat, öğretme, yazma, yüksek bilinç, hakikat, ilim, macera ve keşiftir.

İşte içten gelen maneviyat, hakikat, yüksek bilinç ve keşfetme dürtüsü hep beni geliştirmeye yöneltiyor.

Aralık ayında doğmuş ünlü kişilere bakınca karşıma Eleanor Porter, Polyanna kitabının yazarı çıktı. Yani bir yay kadını. Zaten Polyanna’yı da başka bir enerjiye sahip bir kişi de yazamazdı sanırım.

Yay nasıl bilinir; hayalperest, pozitif olarak bilinir değil mi?

Hayal kurmak bence çok güzel bir özellik. 3 yaşındaki oğlumla oyun oynarken hayretler içerisinde onu dinliyorum. Ne geniş bir hayal dünyası var diyor ve yüzümde her seferinde bir gülümseme oluşuyor.

Hayal kurmayı hiç bırakmayalım. Albert Einstein bile “Hayal kurmak bilgiden daha önemlidir” demiştir.

Ancak hayal kurarken hayallere kapılıp gerçekleri görmemezlikten gelmeyelim. Ayaklarımız toprağa sıkı sıkı bassın. Bir ağaç gibi köklerimiz toprağa bağlansın. Anda kalıp şimdiki zaman ve gelecekteki olasılıklar bize hayatta güç versin, ilerletsin ve mutluluğumuzu arttırsın.

Aralık ayında yılbaşına yaklaşırken koca bir seneyi gözümüzden geçiririz. Hatta gelecek seneyle de ilgili planlar yaparız. İşte burada bize Yay burcunun enerjisi destek verir.

Hedefler belirleriz, niyetler ederiz, ileriye doğru yol almak dürtüsü oluşur. Yayımızı germeye başlarız. İşte bu germe esnasında ayaklarımızı yere sıkı sıkı basmayı, odaklanmayı unutmayalım.

Hedefler belirlerken bu hedeflerin bize, vücudumuza nasıl hissettirdiği çok önemli.

Gelişmemiz için alışık olduğumuz, konfor alanımızdan çıkmamız gerekir belki de. İşte bu bize korku verebilir. Acaba burada bizi korkutan nedir? Eski yaşadıklarımızdan kaynaklanan eski korkularımız mı? Bilinmemezlik korkusu mu? Yoksa hata yapma korkusu mu? …

Hadi gelin birlikte şöyle bir hayatımıza bakalım ve niyetlerde bulunalım.

  • Değişim için istekli olalım.
  • Kendimizle ilgili kendimize bile itiraf edemediklerimizi kabul edelim.
  • Bu süreçte kendimize nazik davranalım.
  • İçimizdeki çocuğu hırpalamayalım. 
  • Kritize edip yargılamayalım kendimizi.
  • Değerli olduğumuzu kendimize hatırlatalım.
  • Derin uzun nefesler alıp, yavaşlayalım, rahatlayalım.
  • Geçmişte yaşananları yaşamış olmamız bizi şu anda öğrenmeye ve gelişmeye açıyor.
  • Hedeflerimizi bu doğru bu yanlış olarak değil, bu hedefler beni huzurlu ve özgür hissettiriyor olarak belirleyelim.
  • Ruhumuzun sesine güvenelim.
  • Huzura ve sevgiye bir şans verelim.
  • Korkularımızı bırakıp sevgiye açalım kalbimizi.
  • Şükredelim. Sahip olduğumuz her şey için.

221 kez okundu

© Copyright Kalpte Yaşamak - Semin Yalman Yılmaz Designed by Özge Kutal