SİZ SADECE SİZSİNİZ, BEN SADECE BENİM!

Aynaya baktığınızda kendinize ilk söylediğiniz şey ne oluyor? İlk önce kendinizi eleştiriyor musunuz yoksa kendinizi esasında ne kadar çok beğendiğinizi, sevdiğinizi mi dile getiriyorsunuz?

Sonra dışarı çıkıyorsunuz. Karşılaştığınız insanlardan kendinizle ilgili olumlu olumsuz bir sürü yorum duymaya başlıyorsunuz. Bazısı hoşunuza gidiyor, bazısı değil.

Hoşunuza gidenleri o anda duymak hoşunuza gitsede, bir kaç saat sonra tekrar aynaya baktığınızda unutuyorsunuz. Neden mi? Çünkü sabah aynaya baktığınızda kendinize yönelttiğiniz eleştiri hala duruyor yerinde.

Peki bir insan kendisiyle barışabilir mi? İyisiyle kötüsüyle kendisini olduğu gibi sevebilir mi?

Küçük çocuklara baktığımızda çocukların kendilerini ne kadar çok sevdiklerini gözlemleriz. Onlar için en önemli varlık kendileridir. Ancak büyüdükçe etraflarından duydukları sayesinde esasında kusursuz olmadıklarını öğrenirler. En sert eleştiriler, yorumlarla karşılaşırlar. O kendini beğenen çocuk kendisini beğenmemeye başlar.

Hatta güzel olabilmek adına etrafında gördüğü, medyanın ön plana sürdüğü ürünleri kullanmaya başlar. Ve esasında bu süreçte kendisinden uzaklaşır. Kalıplara girer çıkar. Zihninde sürekli belirli imajlar vardır.

Ya hayatı boyunca bu şekilde yaşar veya bir gün farkındalık kapısını ansızın çalar. Kendi özüyle bütünleştiği gün kendisiyle kucaklaşır. Bu kucaklaşma çok derin, dürüst ve sarsıcı olur.

İşte bu kucaklaşma sonucunda aynaya her baktığında kendisine şunları hatırlatır:

Ben özelim.
Beni ben yapan bir sürü özelliğim var.
Beni benim haricimde hiç kimse benden daha iyi tanıyamaz.

O halde şöyle derin bir nefes al…

Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
Kendime saygı duyuyorum.
Kendimi seviyorum.

Ve işte her gün aynanın karşısında kendinize kim olduğunuzu hep hatırlatın.

Siz sadece sizsiniz!
Ben sadece benim!

260 kez okundu

Bir Yorum Yazın


İsim*

Email (yayımlanmayacaktır)*

Websitesi

Yorumunuz*

Gönder

© Copyright Kalpte Yaşamak - Semin Yalman Yılmaz Designed by Özge Kutal